Seçkin Bilgili
AVUKAT .
söz veriyorum...
Yurt, insan, barış sevgisinin tek bedende toplandığı ölümsüz önder Atatürk…
“Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçen sürede yerimizi yeni neferler, yeni komutanlar alacaktır.” ya da o döneme kadar öğrenilen ve uygulanan savunma stratejilerini bir kenara bırakıp “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” diyen; Ölmeyi emrettiği Mehmetçikle birlikte ölümü göze alacak kadar yurtsever;
“Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
İşgale gelen düşman askerlerini evladı bilecek kadar insansever;
Ömrünü savaş alanlarında geçirip “Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Gerçek kanaatim şudur: Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş cinayettir” diyebilen, “Yurtta barış, dünyada barış” anlayışını egemen kılmaya çalışan bir barışsever;
Padişah yaveri iken, güven ve zenginlik içinde yaşayabilecekken her şeyini ulusun özgürlüğü ve bağımsızlığı uğruna feda etmeyi göze alacak kadar ulusunu seven;
“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” ya da “Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim” diyebilecek kadar alçak gönüllü;
Düşmanlarının takdirini, saygısını, güvenini kazanan ama memleket dahilinde, bir türlü temizleyemediğimiz, kendisine Müslüman ve Türk diyebilen hainlerin unutturmaya, yaptığı her şeyi hatta kurduğu başı dik, onurlu, bağımsız cumhuriyeti dahi yıkmaya çalıştıkları;
Mavi gözleri çakmak çakmak, sarışın bir kurt…
Sana söz! Toroslarda, Istrancalarda, Kaçkarlarda, Anadolu’nun dağlarında Yörük çadırlarından duman tütmeye devam edecek.
Diğer konuk yazarlarımızı görmek için Konuk Yazarlarımız sayfasını ziyaret edin.