Konuk Yazar

Onur Alptekin

Tarih Öğrencisi

Cumhuriyet Kalemi Halkın Sesi
Onur Alptekin

Atatürk'ün çağdaş uygarlık anlaşıyı ve çağdaş uygarlık hedefine ulaşmak için izlediği yöntemler

Yirminci ve Yirmi birinci yüzyıl, teorik ve pratik olarak çağdaşlaşmanın, ilerlemenin tüm dünyada sürat kazandığı ve devinimini asla kaybetmediği yıllardır. Hızlı gelişmeler ve atılımlar dünyanınkimi kültürlerini rüzgar gibi ileri iterken, kimi kültürlerini de bugünün gerisinde bırakmıştır. Osmanlı kutupları içinde Anadolu yarımadası içinde bulunan Türkler, büyük Kurtuluş Savaşımızın ardından kurdukları yeni düzenin içinde kendilerini bu atılımların gerisinde bulmuştur. Tam bağımsızlığını kan ve gözyaşıyla elde etmişlerdi. Fakat kendilerini, ismi ‘’Uygarlık’’ olan yeni bir savaşın içinde bulmuşlardır. ‘‘Milletimizin lâyık olduğu yüksek uygarlık ve refah düzeyine ulaşmasını alıkoyabilecek hiçbir engel düşünmeye yer bırakılmadığını ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle mutluyum. ‘’

1937

Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1923-1938 yılları arasında askeri kariyeri boyunca karşılaştıklarından daha büyük bir savaşa girişmiş; çağdaşlaşmanın öncelikle bugünü, ardından yarını tek kurşun atmadan korumak demek olduğunu erken yaşında fark etmişti. Bu çağdaşlaşma anlayışı, dünyanın müferrah ülkelerini taklit etmek veya kopyalamak anlayışı değildir. Burada ana fikir, modern çağa ve anlayışa uygun ilkeleri benimsemek, bu ilkelerin yarattığı kurumları anayurda entegre ederken de milli benlik sayesinde özgün ve ayırt edici çağdaş bir toplum olmaktır. Bu ilkelerin belki de temel taşı, kişinin ve kurumların vicdani özgürlüğünün garanti altına alındığı ‘’laiklik’’ ilkesidir. Sekülerizm, en basit tanımıyla kişinin dini inancının, devlet kurumlarından bağımsız ve üstün olmasıdır.

Zira 20. Yüzyıldan itibaren dünyada kişilerin inançlarının değil, milli benlikleri ve zekalarının toplumları ileriye götürdüğü açıkça belli olmuştur. Devlet yapısının laik düzende olması, özgür düşünce ortamını ve dolayısıyla ilerlemeyi beraberinde getirmiştir. Bu anlayışa uygun olarak hilafet konumu kaldırılmıştır. Türk çağdaşlaşması, diğer çağdaş toplumlar gibi uzun bir kronolojik sırayla gerçekleşmemiştir. Akılcılık akımıyla kısa sürede sistemli bir şekilde ilerlemiştir. Diğer toplumlar Rönesans ve Reform gibi önemli olayları yüzyıllar önce yaşarken, Türkler ani bir değişim ve yenilenme sürecine ihtiyaç duyduklarını fark etmesiyle bu yola dönmüşlerdir. Milletler arası siyasi ve bilimsel paylaşımın gücü sayesinde yapılan bir diğer inkılap ziraat faaliyetleridir. Bu dönemlerde Türk halkının büyük bir çoğunluğu ekstantif (ilkel) tarımla ilgilenmekteydi. İzmir İktisat Kongresi ile belirlenen yolda Ziraat Bankası, tohum ıslah istasyonları, Aşar Vergisinin kaldırılması, Tarım Kredi Kooperatifi ve pek çok yeni kurum veya karar ile Türk tarımı enstantif tarıma yönelmeye başlamıştır. Reform hareketlerinin bir diğer kolu olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim devlet elinde birleşmiş, milli benlik merkezli laik bir eğitim sistemi işlenmeye başlamıştır. Kültür hayatımız açısından gerçekleşen en önemli devrim ise Latin harflerinin kabulü olmuştur. Arap-Fars alfabesi, Türk dilinin gereklerini ve isteklerini karşılayabilecek bir yapıda değildir. Kültür öğesinin kanlı canlı yaşayan bir formu olan dil bu sayede sadeleşmiştir. Yaşanılan güçlüklerin ortadan kalkmasıyla okuma yazma bilen insan sayısı süratle artmıştır.

Sonuç olarak bu ve diğer pek çok değişim hareketi sınırlı bir zamana yayılmış, sistemli ve köklü değişiklerdir. Atatürk, 10. Yıl Nutku’nda “az zamanda büyük işler başardık” derken Cumhuriyetin ilk on

yılında yapılan çalışmaları kastetmiştir. Türk milletinin sonsuza dek varlığını koruması için ihtiyaç duyacağı tüm gücü, eğitim ve çağdaşlaşmayla Türk’ün iradesine teslim etmiştir. Yüz yıl sonra bugün bile onun miras bıraktığı pragmatik, rasyonel düşünce sistemi yolumuzu aydınlatması gereken tek ışıktır. Zira yüz yıl sonra bile tazeliğini ve güncelliğini çağdaş insan arzusu sayesinde korumaktadır

Diğer konuk yazarlarımızı görmek için Konuk Yazarlarımız sayfasını ziyaret edin.