Kübra Aykurt
Diyetisyen
Konuk yazarın son makalesi;
Türk insanı olarak her zaman örnek alabileceğimiz birine sahibiz. Sadece cephelerde başarılara sahip olup Cumhuriyeti kurması bile tarifi imkansız bir hediye ve emanet bize. Ülkemizin her tarafı işgal edilirken halk Mustafa Kemal önderliğinde birleşti. Büyük bir devrimle Cumhuriyet kuruldu. Osmanlı’dan kalan borçlar sahiplenildi. Ülke sil baştan el birliği ile yeniden yaratıldı. Bunu başarabilmesi, halkı bir noktada birleştirebilmesi için sahip olması gereken özellikler sadece askeri değil insani değerlerinde de gizliydi. Bu sayede bizim için en iyi akıl hocası ve bireysel/toplumsal anlamda rehber olmuştur. ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ M. Kemal Atatürk
İnsana değer verirdi. Çalışan, üreten, araştırarak fikir sahibi olan bir nesil isterdi. Hem bir komutan, hem bir öğretmen, hem de sürekli çalışan, araştıran, okuyan bir devlet adamının ‘Yerinde duran, geriye gidiyor demektir. İleri, daima ileri!’ demesi ülke sınırlarını aşan insanlık için olan sözlerindendir.
Bu disiplinde olan Ata’mızın özel hayatı ve hayata bakış açısı ile ilgili bazı şeyler O’nun karakter ve çalışkanlığını, söylediği her sözün dürüstlüğünü bize bizzat göstermiştir.
Özel hayatında rutinleri arasında sabah kahvaltıları yoktu. Gece çalışmaları ve kalabalık sofraları nedeniyle uyanır uyanmaz Türk kahvesini içerdi. Tıraşını olduktan sonra çalışma odasına geçerdi. Hem kahvaltı hem öğle yemeği olarak 1 kase yoğurt ya da ayranla 1 dilim ekmek tüketirdi. İkindi vakti de 1 bardak ayran tüketirdi. Akşam yemeklerinde her zaman davetlilerinden oluşan topluluk olurdu. Bu sofrada imtihan etmek istediği kişileri karşısına, iltifat etmek istedikleri kişiyi yanına oturturdu. Düzen ve tertip hayatının her alanında vardı. Temiz ve titiz olması yaşamının son gününe kadar devam etti. Dolmabahçe sarayındaki bütün tabloların simetrik durmasından, çiftlikteki düzene kadar ilgilenirdi.
Gelen yabancı misafirlerinin iyi intibalar ile ayrılmalarını isterdi. Onlar gelmeden önce ülkelerini inceler, kişilikleri ve kültürleri hakkında geniş bilgi sahibi olurdu. Mesela; 1937 de gelen Japon veliahtı olan prens için O’na uygun ağırlama ve Japon mitolojisi ve edebiyatı üzerine yaptığı konuşması ile şaşırtmıştı.
Türkiye’ye gelen uzun boylu İran şahının yanında rehber olarak görev alacak generalin cüssece küçük kalmaması gerektiğini düşünerek ordunun en uzun boylu komutanı Fahrettin Altay’ı görevlendirmiştir
İngiliz Kralı Edward İstanbul’a geldiğinde yatından deniz motoruna binerek Dolmabahçe sarayına yanaşmıştı. Deniz dalgalı idi. Kral rıhtıma çıkmak istediği sırada eli yere değerek tozlandı. Rıhtımda bekleyen Atatürk ona elini uzattığında kral da tozlu elini mendiline silmek isteyince, Atatürk ‘Yurdumun toprağı temizdir, o elinizi kirletmez.’ Diyerek kralın elinden tutarak rıhtıma çıkarttı. Akşam sofrasında ise İngiliz Kral kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Hepimizin duyduğu olay o gece oldu. Garsonlardan bir tanesi heyecanlanarak elindeki tepsi ile yere düştü, yemekler de halıya dağıldı. Özellikle garsonun utandığı o anda Mustafa Kemal Atatürk ‘Bu millete her şeyi öğrettim fakat uşaklığı öğretemedim.’ dedi
Şüphesiz ki bu incelikte ve çalışkanlıkta olan bir kişiden, hayatının her anından çıkaracağımız ve öğrenerek örnek almamız gereken çok şey var. Ülke bilinci, insan sevgisi, hoşgörü, bilim, sanat, askeri davranışlar, yardımseverlik, dürüstlük ve birçok şey…
Tüm bu sayısız şeylerden dolayı çok şanslıyız ve aydınlık bir gelecek içi bu şansı değerlendirmek zorundayız.
Masallar Anlatıldı bize
Masallar anlatıldı bize. Sihirli güçleri ve özel kıyafetleri olan, büyük davetlerde, en lüks giysilerle, en güzel yemeklerle…
‘Bize masallarda kahramanları yanlış anlatıyorlar’ dedi bir gün babam. Tarih dersleri girdikçe hayatımıza bir gün sınıf isyan etti ‘Yeter, her yıl aynı şeyler’ diye.
O kadar güzel anlattı ki hocamız; ‘ Bize superman, batman, redkit izlettiler. Hepsi kurmacayken defalarca dinleyip izleseniz de yeter artık demediniz. Bizim bu kurmaca kahramanlara ihtiyacımız yok. Tarihimiz, kahramanlarımız ve dünya lideri olan kurucumuz Atatürk’ ümüz var.’ Dedi. Bütün dünya tarafından sevilen, örnek alınan bir lider, gerçek bir kahraman, pelerini/lüks yaşamı olmayan, yüreği kocaman, insanla bütün olan bir kahraman.
Politikacı ya da siyasetçiden öte büyük bir devlet adamı. Özgürlük, onurlu bir yaşam, üreten çalışkan bir toplum ve güzellikler… Kalbi bunun için atan, bedeni bunu için çalışan, beyni bunun için düşleyen ve gerçekleştiren bir kahraman…
Bilimle ilgilenen, araştıran, gözlemleyebilen, fikrimi ve bildiğimi aktarabilen özgür bir kadın olarak bu hayat için ne kadar teşekkür etsem yetersiz kalır. Bu sadece nefes alan bir hayat… Çok milyon nefesiz bu teşekkürü borç bilen. ‘BİZ’ olmanın önemini varoluşumuzun hürriyetini vererek anlattı bize.
‘İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.
O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!’
En büyük teşekkürümüz bütün insanlıkla ‘BİZ’ olup çalışmak, üretmek, iyi olduğumuz alanda insanlığa faydalı olmak, bir zamanlar her sabah söylediğimiz gibi açtığı aydınlık yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürümek… Bu isteği ile edebileceğimiz teşekkür bile yüzyıllar boyunca ‘et-kemik’ olarak hayatta olmasa da yine bizi düşündüğünün en büyük kanıtı.
İstediğin şekilde edeceğimiz and ile; ‘Teşekkürler Ata’m’, ‘Teşekkürler Kahramanım’, ‘Teşekkürler hürriyetimin sebebi’…
“Devlet olma savındaki siyasal kuruluşların en birinci görevi, halkının sağlığı ve sağlamlığı.
Sağlığınız İçin Bağırsaklarınızdan Mesaj Var…Son zamanlarda özellikle kış mevsiminde bağırsak problemlerini sık duyar olduk. Bir de pandemi sürecinde hareketsizlik ve aşırı yemek yeme ile bu şikayetler artmaya başladı. Yediklerimizin yanı sıra stres durumu ve mevsimler bağırsak sistemimizi doğrudan etkileyen etmenler arasındadır. Ayrıca bağırsaklarda bulunan birçok hormon beynimizde de bulunduğu için bilimde de bağırsaklarımız için ‘’ikinci beynimiz’’ tabiri kullanılmaya başlanılmıştır.
Heyecanlandığımızda, sinirlendiğimizde ya da üzüldüğümüzde de bağırsak sistemimizde değişikliklerin olması bu durumu doğrulamaktadır.
Bütün bu durumlara karşılık bağırsaklarımızın bize verdiği mesajlara kulak verirsek hem sindirim sistemimiz hem de bağışıklık sistemimiz için oldukça fayda sağlamış oluruz. Yaşamın stresinde ve bu soğuk havalarda hastalanmamak ve sindirim problemi yaşamamak için 2.beynimizden gelen mesaj: ‘’Yediklerine dikkat et! Probiyotik tüketimini ve posa ihtiyacını gerektiği kadar al.’’
Bütün bunlarla birlikte günlük su tüketimi de yeterli seviyede tutmak oldukça önemli. Kilomuzu 0,033 ile çarptığımızda günlük ihtiyacımız olan su miktarını bulmuş oluruz. Günlük su ihtiyacımız ortalama olarak 0,033 ile çarptığımızda çıkan sonuçtur. Örneğin 70 kilo iseniz günlük su ihtiyacınız ortalama 2,3 litredir.
Ayrıca kebap, döner gibi ağır yiyecekler ve hamur işlerini çok tüketmekte bu dönemde bağırsak sistemini olumsuz etkilemektedir.
Bağırsak sistemimize destek olmak için tahıllı ekmekler, yulaf, kuru baklagiller, sebze ve kabuklu meyveler lif açısından zengin besinlerdir.
Posalı yiyeceklerin probiyotik ile desteklenmesi oldukça önemlidir. Probiyotik içeriği yüksek olan besinler yoğurt, kefir, sirkeler, turşu, tarhana ve şalgam suyu gibi fermente ürünler örnek verilebilir.
Hem sizin hem de çocuklarınızın seveceği yine probiyotik ve posa açısından zengin içeceğimizi de diyetinize uygun şekilde ana öğün ya da ara öğün olarak tüketebilirsiniz. BAĞIRSAK DOSTU İÇECEK
PORSİYON: 2 KİŞİLİK
KALORİ: 212 kalori / 1 Kişilik
Malzemeler:
300 ml kefir
1 büyük boy muz
10 adet çiğ badem
1 çay kaşığı toz tarçın
1 çay kaşığı kadar rendelenmiş taze zencefil
YAPILIŞI:
Bütün malzemeleri blender yardımıyla karıştırıp ana öğün ya da ara öğün olarak tüketebilirniz
ÇOCUKLARDA SAĞLIKLI BEDENLER; SAĞLIKLI BİR GELECEKTİ
“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
Bugünümüzü temsil eden nesil bir zamanın çocuklarıydı. Yetiştiğimiz çevre, aldığımız eğitim, genetik faktörler, edindiğimiz bilgiler ve uygulamalar bugünü oluşturdu. Bilimin ışığı da oluşan bu ortamdaki yanlışları aydınlatmak için sürekli ilerleme göstermek için çalışmakta. Çok sevgili çocuklar,
Sizler geleceğin sahiplerisiniz. Kalbiniz, sağlığınız ve düşünceleriniz tertemiz. Geleceğimize hazırlanan bu zamanlarınızda attığınız her adım hepimizin sorumluluğunda. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi çok değerlisiniz ve buna göre yaşayıp çaba gösterip, çalışınız.
Dönemimizin bir kısmı maalesef, salgın hastalıkla mücadeleye denk geldi. Çoğu fiziksel aktiviteden mahrum kaldık. Buna ilave olarak istediğimiz yiyeceğe ulaşma kolaylığı ile çoğu kişinin beslenmesinde artışlar ortaya çıktı. Zaten fast-food, abur cubur, bol hamur işleri ve sağlıksız içeceklerle tehdit her zaman vardı.
Sahip olduğumuz sağlıklı bedeni korumak, hastalıklarla mücadele etmek ve zihinsel gelişimi düzenlemek için ‘sağlıklı beslenmek’ gerekli.
Sağlıklı ve başarılı bir gelecek için size bazı açıklamalarım, tavsiyelerim ve sizden bazı isteklerim olacak.
Sağlıksız beslenmek; zihin gelişimini olumsuz etkiler, derslerdeki başarı ve konsantrasyonu azaltır, bedensel olarak fazla kiloya, şeker hastalığı, kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
Sağlıklı beslenerek aldığımız besinler beynimizin ve bedenimizin daha aktif çalışmasını sağlar.
Okullar açıldı! Eğitimin okullarda yapılması hem daha hareketli olmanıza hem de arkadaşlarınızla sosyalleşmenize yardımcı oluyor. Bu süreçte beslenme saatlerinizde daha sağlıklı tercihler yapabilirsiniz. Yağlı, kızartılmış, çok şekerli ya da unlu yiyecekler yerine sağlıklı bir sandviç ya da tabldot usulü sağlıklı yemeklerle menüler tercih edebilirsiniz.
Ayrıca taze mevsim meyveleri ve kavrulmamış kuruyemişler sağlıklı gelişim için çok önemlidir. Atıştırma olarak kavrulmamış ceviz, bademi fındık, kaju gibi kuruyemişler ve mevsimine uygun meyveler alabilirsiniz. Marketten yapılan abur cubur alışverişini yok denecek kadar azaltmak elimizde.
Hem iştah kontrolü ve fiziksel aktivite için hem de zihinsel gelişime faydası olan spor aktiviteleri ile ilgilenebilirsiniz. Sizin için uygun olan ve sevdiğiniz bir egzersiz ya da sporu öğrenmek ve yapmak ruhsal, bedensel, zihinsel ve sosyal açıdan çok yardımcı olacaktır.
‘Türk sosyal bünyesinde spor hareketlerini düzenlemekle görevli olanlar, Türk çocuklarının spor hayatını yüceltmeyi düşünürken sadece gösteriş için herhangi bir yarışmada kazanmak azmiyle spor çizmezler. Esas olan bütün yaştaki Türkler için Beden Eğitimi sağlamaktır.’
Mustafa Kemal ATATÜRK
Diğer konuk yazarlarımızı görmek için Konuk Yazarlarımız sayfasını ziyaret edin.