Konuk Yazar

Eren Perizan

Mimar

Cumhuriyet Kalemi Halkın Sesi
Eren Perizan

İSTİKLAL SAVAŞINDAN MİLLİ MÜCADELEYE

Unutmaya, unutturulmaya başlandık…

İstiklal savaşından milli mücadele lafına bir geçiş söz konusu. İlk bakışta kelimelere takılmaya gerek yok diye düşünülebilir fakat işin aslı bana göre öyle değildir, çünkü kelimelerin altında derin anlamlar yatar. İstiklal savaşının denilmesi öyle basit rastgele söylenilen kelime değildir. İstiklal tam bağımsızlık demektir her yönde tam bağımsızlık. Tüm anlamıyla bağımsız olana kadar savaşmak demektir yani işin özünde istiklal savaşımız 30 Ağustos 1922’de bitmemiştir. Sanki bitmiş gibi bir algı yaratılıp sözde her yıl 30 ağustosta 15 dakika törenler yapılıp üstü kapatılmaktadır. Eğer ki kelimelere takılmazsak 15 dakikalık törenlerimiz de kalmayacaktır nitekim 19 Mayıs , 23 nisan etkinliklerinin kalmadığı gibi. Şimdi düşünelim istiyorum bundan daha önceki milli bayramlarımız nasıl kutlanıyordu. Stadyumda öğrenciler nasıl gösteriler hazırlıyordu, illerin kendi arasında düzenledikleri fener alayları asıl olurdu ?

Acaba önceden daha mı cumhuriyetçiydik, yoksa zamanla cumhuriyetçiliği mi uuttuk ya da unutturulduk mu ?

İstiklal savaşı demek Hasan Tahsin’in ilk kurşunundan başlayıp bana göre hala devam ettiği bir olgudur. Bu savaş yıllar içinde cephe savaşlarından çıkmış Kemalizm düşüncesine evrilmiştir. Her anlamda; ekonomide, adalette , düşüncede , bağımsızlık anlamına gelmektedir. Bugünün Türkiye’sine baktığımızda bunların tamamen gerçekleştiğini göremiyorum ve bundan dolayı bence hala istiklal savaşımız devam etmektedir. Yani bahsetmek istediğim Mustafa Kemal’in betimlediği istiklal savaşı sadece cephe savaşlarından ibaret değildir. Bununla alakalı Atatürk’ün çok güzel bir anısı vardır ;

Büyük taarruz sonuçlanmış savaş bitmiş yüce Türk ordusu galip gelmiştir , savaş çadırları toplanmaya başlamıştır. Mustafa Kemal’in çadırında eşyalarını toplamakla görevli bir asker bulunmaktadır, Mustafa Kemal çadıra geldiğinde masasındaki kitapların henüz toplanmadığını görünce askere sorar neden toplamıyorsunuz? sandıklarımız dolu efendim yeni sandık bekliyoruz cevabını alır , bir süre sonra Mustafa Kemal tekrar kitapların aynı yerde olduğunu görünce sorusunu yineler ve aynı cevabı alır. Bunun üzerine , gider mermi dolu sandığı boşaltır ve askere der ki al işte sana boş sandık bunlara koy kitapları. Cephe savaşımız bitti , asıl mücadelemiz şimdi başlıyor.

Atatürk’ün dediği gibi cephede kazanılan savaşlar masada çok güzel kaybedilebilir, asıl savaşlar fikirlerle verilen savaşlardır istiklal dediğimiz savaş da tam olarak bundan ibarettir. Ve evet ben cumhuriyetçi bir bireysem, demokrat , Atatürkçü, kemalizmi savunan bir kişiysem değiştirilmek istenen kelimeleri ve cümlelerin altında yatanları araştıracağım ve buna karşı çıkacağım.

İnadına , inatla Kemalizmi savunmaya..

Diğer konuk yazarlarımızı görmek için Konuk Yazarlarımız sayfasını ziyaret edin.