Coşkun Çetin
mALİ müŞAVİR
sarı saçlım mavi gözlüm
Her milletin tarihinde unutulmaz bir lideri ve kahramanı vardır.
Ayrıca hikâyesi de mevcuttur. Ulusal varlığımızı kurtuluş savaşını kazanarak koruyan ve ilelebet bağımsız yaşamamızın temelini atarak azimle başardığı devrimlerle, çağdaş olanaklarla yurdumuzu donatan Mustafa Kemal Atatürk’tür.
O bizim kılavuzumuz, yol gösterenimiz, güneşimizdir. 0’nu ve yaptıklarını anlatmakta çok zorlandığımı samimiyetimle söylüyorum. O’nun önerileri, yaptıkları, işaret ettiği öyle şeyler vardır ki kalbimizin atmasını, dimağımızın yol göstermesini hep onlar yaşatıyor bizlere. Şöyle bir düşünelim; Geriye gidelim o yıllara; Ne zorluklar çekti, kimlerle uğraştı sadece yurdunu kurtarmak mı? Asla ülkenin bağımsızlığı ve çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşması için ne kadar çabaladığını unutmamak ve unutturmamak gerekiyor. Bu uğurda, kendi sağlığını bile düşünmeden, hiç bir çıkar ve menfaat beklemeden gecesini gündüzüne katarak cansiperane çalıştığını bilmemiz ve onun bıraktıklarına dört elle sarılmamız gerektiğini aklımızdan çıkarmayalım.
Milletimizin her bir ferdini, kadınından erkeğine. Gencinden yaşlısına çocuklarımıza, yurdumuzun doğusundan batısına hiçbir ayrım gözetmeden, ayrıştırmadan, demokratik, sosyal devlet yapısı içerisinde yüceltmek için savaş verdi. Bizlere düşen görev onun gösterdiği yoldan sapmadan çocuklarımıza küçük yaştan itibaren Atatürk’ü anlatmak, bu vatan uğruna dökülen şehitlerimizin kanları ile sulanan yurdumuzu koruyup kollamak en temel ilkelerimizden biri olmalıdır ki gelecek nesillerimizin hür, bağımsız bir şekilde yaşayabilmeleri için hiçbir zaman bu hedefimizden sapmamamız gerekir.
Evet O’na çok borçluyuz, ne yapsak hakkını ödememiz mümkün değil. 57 yıllık kısa ömründe milletinden, yurdundan, vatanından başka hiç bir şey düşünmedi. Mekânı cennet olsun yaşasaydı kim bilir daha ne gibi atılımlar yapacaktı, ama ömrü vefa etmedi. Bizlere bıraktığı ulusal ve milli bayramlarımız; 23 nisan, 19 mayis, 30 ağustos, 29 ekim hepsi birer değer, hepsi birer destan. Bu bayramlarımızı gönlümüzden geldiği gibi kutlamamız ve hep onu saygı, sevgi ve minnet ile anmamız bizler için bir görevdir. Kısaca, bizler, bugün atamızın bize gösterdiği yolda, hedefe ve bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ ni daha ileriye taşımak istiyorsak, O’nun fikirlerinden sapmayacağız, O’na yapılan saldırılara, aşağılamalara göğsümüzü gerip siper olacağız bu yoldan dönüş yok…..
Diğer konuk yazarlarımızı görmek için Konuk Yazarlarımız sayfasını ziyaret edin.