Konuk Yazar

Alkan Yılmaz

Mali Müşavir

Cumhuriyet Kalemi Halkın Sesi
Alkan Yılmaz

KURTULUŞ MÜCADELESİ ATATÜRK

Çanakkale savaşında üstün başarı göstermiş olan ordularımız ve Atatürk itilaf devletlerinin yenilgisi ile sonuçlanan 1. Dünya Savaşını kaybetmiş sayılan Osmanlı İmparatorluğu ve İmparatorluğun başına üşüsen karınca sürüleri kalan topraklarımızı paylaşmaya başlamışlardı. İngilizler, Fransızlar, Ermeniler, İtalyanlar ve Yunanlar topraklarımızı ele geçirip halka zulüm yapmaya başlamışlardı. Bu esnada M. Kemal Atatürk Anadolu’ da görev yapmak istediğini bildirdi ev 19 Mayıs 1919 da güvendiği birkaç arkadaşı ile Samsun’ a çıktı. Bu aynı zamanda Türk Kurtuluş Savaşı’nın da fiili başlama tarihi olarak kabul edilmektedir. (M. Kemal’ e sonraki yıllarda doğum günü sorulduğunda 19 Mayıs olduğunu söyler.)

Savaştan yeni çıkmış, yorgun, harap, bitap, ekonomik olarak çökmüş ve vatan toprakları düşmanlar tarafından paylaşılmış bir halkı tekrar bir amaç için bir araya getirmek için olağanüstü bir çaba harcıyordu M. Kemal ve yakın arkadaşları. Bunlar yetmiyormuş gibi İstanbul hükümeti, İngilizlerin M. Kemal’ i geri getirme baskılarına boyun eğmiş olup, M. Kemal’ in görevden alındığını bildirmişlerdi. Her şeye rağmen M. Kemal ve arkadaşları millet için çalışıyordu. Amasya Genelgesini yayınladılar. Erzurum ve Sivas kongrelerini yapıp, 23 Nisan 1920 de TBMM açılışını yaptılar ve bu anlamlı günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan ettiler. Yapılan ilk seçimde Erzurum mebusu sıfatıyla M. Kemal 120 delege den 110 delegenin oyunu alarak ilk Meclis ve Hükümet Başkanlığına seçildi.

M. Kemal dağınız vaziyette düşmana direnen halkı birlştirip düzenli bir ordu kurulmasını amaçlamış ve çok zor olan bu görevi de başarmıştır. Halk Ermenilerle savaşıp yenerek 3 Aralık 1920 de imzalanan Gümrü Antlaşması ile bugün kü Ermeni sınırımız çizilmiş oldu.

İngiltere, Yunanistan’ ı kullanarak İngiliz çıkarlarına hizmet etmesinin plânlıyordu. Yunanlılar ile Türkleri çarpıştırıp zaten yaralanmış yaralarını sarmaya çalışan ayrıca yoksullukla mücadele eden ordumuzu tümden yok etmek istiyordu. İngiltere askeri araç gereç ve lojistik anlamda Yunanların tüm taleplerini karşılıyordu.

İngiltere için yapılacak savaşın tek galibi vardı o da Yunanistan’dı. Fakat umulan olmadı; M.Kemal ve Albay İstmet’in askeri dehaları sayesinde 1. ve 2. İnönü Muharebelerini Türkler kazandı ve Yunanlıların ilerlemesine son verildi. Ordumuzun kendine güveni gelmişti. Bu sırada Fransızlar Zonguldak’tan ve İtalyanlar Güney Anadolu’dan askerlerini çekmeye başladılar. Albay İSmet bu savaşlar sonrasında tuğgeneralliğe yükseldi.

Sakarya Meydan muharebesinde Yunanlıların tam bir bozguna uğramış olması, büyük kayıpların yaşanması ama ülkemiz açısından son derece faydalı sonuçlara dayanan bir meydan savaşıdır.

Bu savaş sonucunda M. Kemal Mareşal rütbesine terfi ettirildi ve Gazi ünvaı verildi.

Güney Kafkasya ile Kars Antlaşması imzalanarak doğu sınırımız güvenlik altına alınmıştır.

Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanarak Hatay- İskenderun dışındaki güney sınırımız belli oldu.

İtalyanlar Ankara Hükümetini tanımak zorunda kaldı.

Artık düşmana son darbeyi vurmanın zamanı gelmişti. Sakarya Meydan Muharebesinden sonra hazırlıklarını tamamlayan ordumuz 26 Ağustos 1922 den 30 Ağustos 1922 tarihlerinde yapılan büyük taaruzla yunan ordusunun büyük bir kısmını imha etti. Bozguna uğrayan Yunan ordusu İzmirdeki kuvvetlerle temas etmemesi için Akdeniz’ e doğru sürüldü ve o büyük emir geldi.

ORDULAR HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ!

Nihayet 18 Eylül 1922 de Yunan birliklerinin de tamamı topraklarımız dışına çıkarıldı. Bizlere emanet edilen bu vatan toprakları askerlerimizin kanı ile sulanmış olup, her karışı kutsaldır. Bizler bu topraklar üzerinde söz sahibiyiz ve başka bir oluşumun kurulmasına asla izin vermeyiz. Atalarımızdan bizlere yadigâr kalan bu toprakları ve Türkiye cumhuriyeti için gerekirse gözümüzü kırpmadan göğsümüzü siper ederiz. Bu olgunun ileri ki kuşaklara aktarılması bizlerin en önemli görevidir.

Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına ne kadar teşekkür etsek azdır.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Diğer konuk yazarlarımızı görmek için Konuk Yazarlarımız sayfasını ziyaret edin.